” 57. Piyade Alayı ”

57. Piyade Alayı, Osmanlı  ordsuna mensup alay. Çanakkale Kara Muharebeleri’nin başlangıcı kabul edilen Anzak Çıkarması ve sonrasında gerçekleşen muharebelerdeki başarısıyla bilinir. Alay, 30 Kasım 1915 tarihinde Sultan V. Mehmed tarafından Altın ve Gümüş İmtiyaz Madalyaları ve Harp Madalyası ile ödüllendirilmiştir.

Kuruluş tarihi 1891 olarak kabul edilen 57. Piyade alayı, bazı arşiv kayıtlarına göre 1880 yılında, 15. Tümene bağlı 29. Tugayın bünyesinde bulunmaktaydı. Bir dönem 3. Redif İzmit Alayı adını alan alayın 1880 tarihindeki komutanı Albay Mehmet Rıza Bey, 1891 tarihindeki komutanı da Albay Mehmet İzzet Bey idi.

Trablusgarp ve Balkan Savaşı

Alay, 1911 yılında 2.Taburu 42’nci Nişancı Taburu olarak yeniden adlandırılarak, 5’inci Trablusgarp Tümeni bünyesinde Trablusgarp Savaşı’na katıldı. Savaşın Ekim 1912 tarihinde Osmanlı aleyhine barış antlaşmasıyla sona ermesinin ardından 57. Piyade Alayı, önce Akka’ya sevk edildi ve 8. Kolordu emrine verildi.

Balkan Harbi başladığında, bu kez Vardar Ordusu bünyesindeki 19. Fırka’ya dahil edildi ve Elbasanlı Albay Şemi Bey komutasında, 35 subay, 2.223 er ve erbaş ve 40 hayvan mevcuduyla Balkan Savaşı’na katıldı. Sırp cephesinde 20 Ekim 1912’de Bilaç Muharebesi’ne, 22-24 Ekim 1912’de Komanova Muharebesi’ne, 3-4 Kasım 1912’de Kırçova Muharebesi’ne ve 17 Kasım 1912’de Manastır Muharebesi’ne katıldı. Alay, Balkan Savaşı’nda alınan ağır yenilginin ardından İstanbul’a döndü.

I. Dünya Savaşı

Çanakkale Cephesi

Balkan Savaşı’ndan sonra 19. Tümen kuruluşundan çıkarılan 57. Alay, 1 Şubat 1915 tarihinde Tekirdağ, Yerçeşme’de yeniden kurularak, tekrar 3. Kolordu bünyesindeki 19. Fırka’ya bağlandı. 22 Şubat 1915 tarihinde törenle sancağı verildikten sonra Çanakkale’ye doğru yola çıktı ve 25 Şubat 1915’te Maydos’a (Eceabat) geldi. Mart ayında 5. Ordu Komutanlığının kurulmasından sonra, bağlı bulunduğu 19. Tümen ile birlikte 5. Ordu’nun genel ihtiyatı (yedek) olarak 26 Mart 1915’te Bigalı Köyü’ne konuşlandırıldı. Bu tarihten 24 Nisan 1915’e kadar Yarbay Mustafa Kemal ve Binbaşı Hüseyin Avni tarafından eğitime tabi tutulan 57. Alay, Bigalı Köyü ve Turşun bölgesinde tatbikatlar yaptı.

Bigalı Köyü’nde eğitim ve tatbikat faaliyetlerini yürüttüğü sırada 57. Alay’ın bağlı bulunduğu 5. Ordu tarafından birkaç kez yeri değiştirilmek istenmişse de Yarbay Mustafa Kemal, çıkartmanın beklendiği yere en yakın noktalardan biri olmasından ötürü, alayın Bigalı Köyü’nde kalması yönünde ısrarcı oldu. Bu ısrarlar sonuç verdi ve 57. Alay Bigalı Köyü’nde kalmaya devam etti.

Çanakkale Kara Muharebelerinin başladığı gün olan 25 Nisan 1915 sabahı, 19. Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal, kendisine bu yönde bir emir gelmemiş olmasına rağmen düşman çıkartmasını haber alır almaz yanına 57. Alay’ı ve bir dağ bataryasını alarak, kişisel inisiyatifiyle stratejik açıdan önemli olan Conkbayırı’na doğru hareket etti. 57. Alayın Conkbayırı’na hareket eden 3 taburu ve bir dağ bataryasını oluşturan 3.600 subay ve asker, Conkbayırı’na varıldığı anda bizzat Yarbay Mustafa Kemal’in emriyle, kendisinden yaklaşık 2-3 kat daha büyük olan Anzak birliklerine karşı taarruza geçerek, sabah 4:30’dan beri düşmanla çatışma halinde bulunan Yarbay Mehmet Şefik Bey komutasındaki 27. Alay’ın yardımına yetişmiş oldu. 25 Nisan-3 Mayıs tarihleri arasındaki Arıburnu Muharebeleri’nde ciddi zayiat veren alay, savaş ortalarında takviye edildi. Alay, savaşın siper harbine dönüşmesiyle, Merkeztepe-Bombasırtı civarında konuşlandı ve savaş sonuna kadar bu bölgeyi başarıyla savundu. Arıburnu Muharebelerindeki başarısı nedeniyle yarbaylığa terfi ettirilen alay komutanı Hüseyin Avni Bey, 13 Ağustos 1915 Cuma günü, Ramazan Bayramı’nın ikinci gününde, Kesikdere’deki alay karargahı yakınlarına düşen bir top mermisiyle şehit oldu. Yerine 24 Ağustos’ta 3. Tabur komutanı Ali Hayri (Arıburun) Bey atandı.

Galiçya ve Sina-Filistin

57. Alay, 19. Tümen’in 19 Ocak 1916’da Çanakkale cephesi’nden ayrılmasıyla Keşan bölgesinde konuşlandırıldı ve eksikleri giderildikten sonra bağlı bulunduğu 19. Tümen’le birlikte yeni kurulan 15. Kolordu bünyesinde Galiçya Cephesi’ne gönderildi. Burada büyük yararlılıklar gösterdikten sonra mevcudu 1.100 kişiye düşen alay, cephe gerisine alındı ve eksikleri giderildi. Sonrasında yeniden cepheye alındı; fakat Rusya’da Bolşevik Devrimi’nin çıkması üzerine burada savaş sonlandı. Kolordu’yla birlikte bu sefer Sina ve Filistin Cephesi’ne yollandı.

57. Alay burada yararlılıklar göstermesine rağmen, Meggido Muharebesi’nde İngilizler tarafından çembere alındı. Mevcudu 2 gün içerisinde makineli tüfek bölükleriyle birlikte 260 kişiye düştü. Kalan askerlerin esir alınmasıyla birlikte alay imha oldu.

57. Alay Galiçya – İsmail Bilgin

“Ölüm en çok 57. Alay’a yakışırdı sanki. O alay ki düşmana savaş meydanını dar etmiş, nasıl dövüştüğümüzü gören düşman çareyi kaçmakta bulmuştu. Çünkü 57. Alay, muharebe meydanında var olmak için ölüme meydan okumuştu. Ölmekle hayat bulacağını çok iyi anlayan kahraman alayımız, bu sebepten Arıburnu Çıkarması’nın ilk iki gününde üçte ikilik mevcudunu yitirmişti. Çok iyi hatırlarım; bölüklere kumanda edece subay bulunamayınca, tabur imamlarına kumandanlık görevi verilmişti.”
Onlar Çanakkale Cephesi’nden sonra yine ateşe atılmak için sekiz haftalık bir yolculuğun ardından Galiçya’ya gittiler.
Vatanlarından uzakta, savaşmaya mecburdular. Görevlerini hakkıyla yerine getirdiler. Bu görev esnasında Türk ordusu tam 12 bin şehit verdi. Bunlardan 95’i subay, 7 bini er idi. Diğerleri ise “kayıp” diye tarihe geçtiler.
Süleyman Nazif’in dediği gibi, Çanakkale bundan sonra bir isim değil, bir tarih olacaktır. Galiçya da onun zeyli.
İsmail Bilgin’in kaleminden, vatan topraklarından kilometrelerce uzakta savaşan askerlerimizin, 57. Alay’ın öyküsü…

www.uglaa.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir