” Paul von Hindenburg ”

 Paul von Hindenburg (2 Ekim 1847, Posen – 2 Ağustos 1934, Neudeck), Prusyalı-Alman mareşal, devlet adamı, politikacı. 1925-1934 yılları arasında Almanya’nın ikinci Cumhurbaşkanı olarak görev yaptı.

Prusyalı aristokrat Robert von Beneckendorff und von Hindenburg (1816-1902) ve eşi Luise Schwickart ‘ın (1825-1893) oğlu olarak Prusya’da, Posen’de doğdu. Hindenburg, 1866’da bir muhafız alayında Teğmen oldu. 1866 ve 1870-1871 savaşlarına katıldı. 1877-1878’de kurmay eğitimi gördü, yüzbaşılığa yükseldi ve daha sonra değişik birliklerde ve kadrolarda görevlendirildi. 1888’den 1893’e kadar Savaş Bakanlığı’nda şube başkanı, 1893’te Alay komutanı, 1894’te Yarbay, 1897’te Tümgeneral, 1900’de Korgeneral ve Tümen komutanı, 1903’te IV. Kolordu’nun Korgenerali, 1905’te Piyade Generali oldu. Prusya ordusunda uzun süre görev yaptıktan sonra 1911 yılında ilk kez emekli oldu.

1919 yılında tekrar emekli oldu ancak Hindenburg 1914 yılında başlayan ve 1918 yılında yenilgi ile sonuçlanan savaşın patlak vermesi sorumluluğunu araştıran bir Reichstag Komisyonu huzurunda ifade vermeye çağrıldı. Komisyonu huzurunda Hindenburg’un nasıl görüneceği merakla beklenen bir kamu olayı idi. Komisyonun huzuruna çıktığı zaman Alman yenilgisinin sorumluluğu hakkında sorulan sorulara cevap vermeyi reddetti ve bunun yerine Ludendorff’un avukatı tarafından önceden hazırlanan bir açıklamayı okudu.

1925 yılında muhafazakar partilerin adayı olarak Almanya’nın Cumhurbaşkanı seçildi. Paul von Hindenburg, 30 Ocak 1933 tarihinde Adolf Hitler’i Şansölye olarak ataması ile hatırlanır. Bu sayede Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi’nin iktidara yükselişinde önemli rol oynamıştır. Hindenburg şahsen Hitler’i hor görmekte, onu küçümseyerek defalarca “Bohem Onbaşı” olarak söz etmekteydi. Hitler’in taleplerini defalarca reddetmiş fakat zorla ve baskı ile şansölye olarak Hitler’i tayin etmiştir. 84 yaşında ve sağlık durumu kötü olmasına rağmen Adolf Hitler’i yenebilecek tek aday olarak kabul edildiği gibi, Hindenburg, 1932 yılında SPD’nin (Sosyal Demokrat Parti) desteği ile yeniden Cumhurbaşkanı seçildi. Ülkeyi olağanüstü kararnamelerle yönetip, cumhuriyet rejimine istikrar getirmeye çalışsa da başarılı olamadı. Hitler’e karşı
olmasına rağmen, Weimar Cumhuriyeti’nin bozulan siyasi istikrarı, NSDAP’nin yükselişinde önemli bir rol oynamasına izin verdi. 1932’de iki kez parlamentonun dağıtılması sonucu, 1933 yılının Ocak ayında Başbakan olarak Hitler’i atadı. Hitler’in iktidar yetkilerini adım adım ele geçirmesini yeni olağanüstü kararnameler ve simgesel eylemlerle (Potsdam Günü) destekledi. Şubat ayında, çeşitli sivil özgürlükleri askıya alan Reichstag Yangını Kararnamesini yayınladı ve parlamentoyu Hitler’in idaresi altına alarak ona yasama yetkileri verdi. Bu kararname, tarihçiler tarafından Almanya’da tek parti Nazi devletinin kurulmasında önemli adımlardan biri olarak kabul edilir. 1933’ün mart ayında Etkinleştirilme Yasası’nı imzaladı.

Paul von Hindenburg 1933 sonbaharından itibaren sık sık hastalandı ve güncel politik olaylar üzerinde etkili olamadı. Hindenburg, ertesi yıl öldü ve ardından Hitler boşalan cumhurbaşkanlığı makamını da üstlenip “Führer und Reichskanzler” unvanını kullanarak şansölyelik ve cumhurbaşkanlığı görevlerini bir arada yürütmeye başladı.

1937 yılındaki Hindenburg faciasındaki zeplinin adı kendisinden gelmekteydi. Ayrıca SMS Hindenburg isimli savaş gemisi, 1917 yılında Alman İmparatorluk Donanması içinde yaptırılan bir savaş kruvazörü ve İmparatorluk Donanmasında hizmete giren son gemi olarak aynı zamanda onun adını almıştır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir