” Keltler ”

 “Keltler”  Günümüzde bu terim sıklıkla İskoçya, İrlanda, Britanya Adaları’nın diğer kısımları ve Fransa’daki Bretonya’da yaşayan insanları, kültürleri ve dilleri ifade etmektedir.

Keltler (Latin CeltaeGalli ve Antik Yunanca KeltoiGalatai) Tarih öncesi ve ilkçağ döneminde Avrupa’da yaşayan ve günümüzde altı ulustan oluşan bir halktır. Dört bin yıl kadar önce Keltler, anavatanları olan Orta Avrupa’dan  göç ederek özellikle Britanya Adaları’na, İspanya’ya ve Galya’ya yerleştiler. Demir Çağında Britanya ve İrlanda’nın sakinlerini Keltler oluşturuyordu. Savaşçı ve avcı oldukları kadar mükemmel çiftçiydiler. Tekerlekli pulluğu ve fıçıyı icat ettiler. Yayılmaları batıda, Bronz Çağı’nın sonuna ve Demir Çağı’nın başına denk gelir. Sayısız göçleri sırasında Yunanların, Etrüsklerin, İtalyotların tekniklerini benimsediler; kazancılığı ve çömlekçiliği geliştirdiler. Onların yaptığı yollara sonradan Romalılar taş döşeyecekti. Çoğu zaman birbirine rakip kabileler ve klanlar halinde toplanmış olan Keltler, gerek yaşama biçimi, gerek kültür yönünden özgün bir halktı. Ürünlerin koruyucusu sayılan kır tanrılarına taparlar, geleneklerin koruyucusu olan hem kâhin, hem yargıç niteliğindeki din adamlarının (druidler) yönetiminde yaşarlardı.

MS 1. yüzyılda Romalılar tarafından kısmen yıkılan Kelt uygarlığı, gene de, Orta Çağ’a kadar yaşayageldi. Bugün bile, bazı Breton ve İrlanda törelerinde bu uygarlığın varlığını sürdürdüğü görülür.

Kelt Terimi

Keltlerin ilk kez keltoi tabiriyle anıldığı ilk yazılı kaynak Yunan tarihçi Hecataeus’a (MÖ517) aittir. Hecataeus, Kelt kabilelerini Rhenaina (Batı/Güneybatı Almanya) bölgesinde gösterir. Yunan mitolojisine göre Keltus Herakles ve Keltin’in oğlu, Bretannus’un kızkardeşidir. Keltus, Keltlerin ilk atası haline gelmiştir. Latince’de Celta Herodot’un Gauller için kullandığı bir terim haline gelir. Romalılar’ın kullandığı Celtae Goidheller ve Britonlar olarak ayrılan adalı Keltleri değil kıta Gaullere atıfla kullanılır.

Modern İngilizce’de terim (Edward Lhuyd’un yazılarında, 1707) kullanılır ve 17. yüzyılın diğer bilginleri bu terimi Büyük Britanya’nın ilk sakinlerinin tarihi ve dillerine atıfla kullanırlar.

Günümüzde “Kelt” ve “Keltik” terimi (Kelt ve Keltik olarak telaffuz edilir) belirli bir etnik grup ve bu grubun dillerine atıfla kullanılır. Seltik (Celtic şeklinde yazılış değişmez) diye telaffuz edilen kullanım ise belirli spor takımlarının (Boston Celtics, Celtic FC gibi) isimleriyle sınırlı olarak kullanılmaktadır.

Antik Keltler

Keltlerden ilk defa metinlerde 2,500 yıl önce bahsedilmiştir. Ancak çoğu antik kaynak Yunanlar, Romalılar ve diğer Kelt olmayanlar tarafından yazılmıştır.

Kanıtların gösterdiği üzere Keltler Avrupa kıtası üzerinde geniş bir alana yayılmışlardır. Günümüz Türkiye’si kadar uzak doğuda yaşamışlar, hatta Mısır Kraliçesi Kleopatra için paralı asker olarak hizmet etmişlerdir. Asla politik olarak birleşik bir halk olmamış, bunun yerine farklı gruplar oluşturmuşlardır ki bunlara Galyalılar (Fransa’nın dâhil olduğu alanlar) ve Keltiberyalılar (İberya’da bulunanlar) da dâhildir. Farklı diller konuşuyorlardı ve aslında Bern Tarih Müzesi’nden Felix Muller “Keltlerin Sanatı: MÖ 700’den MS 700’e” adlı kitabında şu şekilde yazmıştır. “Dil alanına bakıldığı zaman, Yunanlar ve Romalılar tarafından “Kelt” olarak tanımlanan tüm halkların birbirleriyle aynı dille iletişim kurmaları muhtemel değildir.”

Belirli sanat eserlerini “Keltik” olarak tanımlamanın zorlayıcı olabileceğine de dikkat çekiyor. Ancak eğer Keltlerin geliştiği söylenen alanlardaki sanata bakarsak, ürettikleri harikalardan bazılarını görebiliriz. Örneğin 2,500 yıldan çok daha önce İsviçre’nin batısında bulunan Ins’teki höyükte altından küre şekilli, çapı bir inçten küçük ve “yaklaşık olarak 3600 granülle dekore edilmiş” bir obje bırakmışlardır. Keltlerin üretebileceği inanılmaz derecede girift/karışık bir altın işçiliğinin bir örneğidir.

Antik yazarlar Keltlerin sanatsal başarıları yerine savaştaki vahşetli ünlerini tartışmaya yönelmişlerdir. Galyalılar MÖ 390’da Roma’yı yağmalamayı başarmışlardır. Sonraki yüzyılda Büyük İskender sefer hazırlığı yaparken bir grup Kelti de ordusuna almıştır.

“Kral onları kibarca karşıladı ve içerken onlara kendisinden olduğunu söyleyeceklerini düşünerek en çok neden korktuklarını sordu, ama onlar göğün üstlerine düşebileceğinden, başka kimseden korkmadıklarını söylediler.” şeklinde yazmıştır Strabon (MÖ 64 – MS 24 arasında yaşayan Yunan yazar).

Çırılçıplak mı savaşıyorlardı?

Söylentiye göre bazı Keltler savaşa girmeden önce çırılçıplak soyunuyorlardı; bu onların, düşmanlarını psikolojik olarak etkilemek için yaptıkları bir şeydi.

“Önlerindeki çıplak savaşçıların vücut hareketleri ve görünüşleri de çok korkutucuydu. Hepsi hayatlarının zirvesinde, iyi yapılı ve tüm önderlik eden bölükler zengince işlenmiş gerdanlıklar ve kolluklarla donanmıştı,” Romalılara karşı giriştikleri savaşa dayanarak böyle yazmıştır Polybius (MÖ 200-118).

Belki de tesadüfî olmayarak, antik kaynaklar ayrıca Keltlerin şişmanlıktan nefret ettiğini ve buna karşı cezaları olduğunu söylemektedir. Strabon, Ephorus adlı başka bir yazardan alıntı yaparak şöyle yazar, “Onlar şişmanlamamak ya da koca göbekli olmamak için çabalarlar ve standart kemer ölçüsünü geçen her genç cezalandırılır.”

Kelt Dini

Keltler, Roma İmparatorluğu’nun çoğuyla birlikte sonunda Hıristiyanlaşsalar da (zaman içinde Romalılar topraklarının çoğunu ele geçirdiler) antik kaynaklar Keltlerin dini inançları hakkında ipuçları sağlamışlardır.

Lucan (MS 39-65) tarafından yazılan bir şiir Keltler için kutsal olan bir koruluktan bahseder. Bu ve bununla birlikte diğer kaynaklar insan kurban edildiğini öne sürer.

Türkiye’deki Keltler?

Bilim adamları antik Britanya’daki Keltlerin fikrini terk etmiş olsa da Türkiye’de gelişen Keltlerin varlığına dair kanıtlar bulmaktadırlar.

2002 yılında Arkeoloji Dergisi’ndeki bir makalede araştırmacılar Jeremiah Dandoy, Page Selinsky ve Marry Voigt’un yazdıklarına göre: “MÖ 278’de Bitinya Kralı I. Nikomedes, Makedonya’yı iki yıl önce istila eden tecrübeli, 20000 Avrupalı Kelt müttefiki içtenlikle karşıladı. Kendilerine Galatyalı diyen bu savaşçılar, 2000 yük arabası ve 10000 siville: tedarikçiler ve tüccarlar, kadınlar ve çocuklarla birlikte Anadolu’nun kuzeybatısına doğru ilerlediler.”

Türkiye, Gordion’daki kazılarda, Keltik olarak yorumladıkları kültürel uygulamaların kanıtlarını bulmuşlardır. “Boğulma, baş kesme ve insan ve hayvan kemiklerinin tuhaf düzenlemelerinin ürpertici kanıtlarını bulmuşlardır. Bu tarz uygulamalar Avrupa’daki Keltik kazı alanlarından iyi bilinmekte ve aynı şekilde Anadolu Keltleri için de belgelenmektedir.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir